Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci'nin İnşaat Çeliği Tartışmalarına İlişkin Açıklaması

İnşaat Çeliğindeki Fiyat Artışının Nedeni Hammadde Fiyatlarındaki ve Kurdaki Artış

 

 

Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci, İnşaat Çeliği Tartışmalarına İlişkin Açıklamasında "Türk çelik sektörünün geçtiğimiz yıllarda inşaat çeliği üretim kapasitesi kullanım oranı yüzde 52'lerdeydi. Talep doğrultusunda üretimimiz artarak kapasite kullanım oranımız yüzde 65 seviyelerine ulaşmıştır.” dedi.

 

Ekinci, 2017 yılının ilk çeyreğinde ham çelik üretimimiz yüzde 14 arttığının altını çizerek "Bu artışın aksine 2017 yılının ilk dört ayında inşaat çeliği ihracatımız yüzde 7 oranında düşmüştür. Bir taraftan üretim artarken, diğer taraftan ihracatın düşmesi, ürünlerin artan bir oranla iç piyasaya verildiğini gösterir. Şu an yaşanan sıkıntı her seçim öncesinde oluşan belirsizlikler sebebi ile inşaat çeliğine olan iç talebin ertelenmesinden kaynaklanmıştır. Bu süreçte de üreticilerimiz tesislerini durdurmamak için ihracata ağırlık vermek mecburiyetinde kalmışlardır. Referandum öncesinde ertelenen ve biriken taleplerin, referandumdan bu yana olan kısa süreç içinde uygulamaya konulması ile yurt içi inşaat çeliği talebinde artış görülmüştür.  Ayrıca ham maddesinin yüzde 70'ini ithal eden sektörümüz, uluslararası fiyat oluşumlarından etkilenmektedir. Mamul ürün fiyatlarındaki artışın diğer önemli sebeplerinden biri de dolar kurundaki artıştır. Fiyat artışındaki temel nedenlerin bir kısmı bunlardan kaynaklanmaktadır. Sektörümüz de tüketicinin alım gücünü olumsuz etkileyen hammadde fiyat artışından ve kur artışından hoşnut değildir.” diyerek sözlerine devam etti.

Türk çelik sektörünün dünyaya entegre olmuş bir sektör olduğunu söyleyen Ekinci, "Dünyanın ikinci büyük inşaat çeliği ihracatçısı olarak sektörümüzün uluslararası piyasa koşullarından farklı hareket etmesi mümkün değildir. Dünyanın en önemli çelik üretici ülkelerinin aralarında bulunduğu AB ile aramızdaki gümrük birliği anlaşmasından dolayı vergi oranlarımız sıfırdır. İhtiyaç olması halinde bu ülkelerden ithalat yapılması hususunda herhangi bir engel bulunmamaktadır. Müteahhitlerimiz, dünyada devlet yardımı almadan ve dampingsiz olarak üretilen çeliklerin en ucuzunu üreticilerimizden temin etmektedir. Çelik sektörü olarak yalnızca dampingli ve devlet teşvikli ürünlerin ithalatına karşıyız. Dampingli ve devlet teşvikli ürünler daha ucuz olabilir ama bu durum hem serbest rekabet koşullarını ihlal etmektedir hem de bu ürünler çoğunlukla gerekli kalite özelliklerine sahip değildir. İnşaat çeliğinin statik özelliği çok önemlidir. Bu nedenle kalitesiz üretim yapan ülke ve üreticilerden inşaat çeliği ithal edilmesi büyük riskleri beraberinde getirir. Özellikle deprem kuşağında yer alan ülkemiz için standart dışı inşaat çeliği ithalatı geri dönülmez zararlara neden olacaktır. Biz Türk çelik üreticileri olarak para için böyle risk taşıyan bir ürünü üretmeyiz. Tüm dünyada da bilindiği gibi, sertifikalı olan ürünlerimiz Dubai'deki Burj Khalifa ve Londra'daki Heathrow Havaalanı gibi birçok prestijli yapılarda kullanılmaktadır.  

Şu anda konu ile ilgili olarak Ekonomi Bakanımız Sayın Nihat Zeybekçi'nin kamuoyuna yansıyan hassasiyetini dikkate alarak üreticilerimiz demuraja girmek pahasına iç piyasaya mal temini için ihracatlarını bekletmektedir. Buna karşılık son 5-6 gündür önde gelen bazı üretici firmalarımız, tek tek müşterilerinden talep sormuş fakat müşterilerinden toplamda iki bin tonu aşan talep alamamıştır. Bu durum ne yazık ki tüm üreticiler için de  geçerlidir. Şunu da belirtmek isteriz ki, alınan talep miktarı bir üreticinin yarım günlük üretimini dahi karşılamayacak seviyededir.” diye konuştu. 

Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci açıklamalarına şu sözlerle son verdi: "Bu gibi durumların sektörün ilgili mercilerine taşınıp tüm istişare yolları tüketilmeden, Sayın Bakanımıza konunun eksik ve tek taraflı olarak yansıtılmasını doğru bulmuyoruz. Benzeri bir durum daha önce de yaşanmıştı ve biz kendilerine konuyu görüşmek üzere müracaatta bulunmuş olmamıza rağmen çağrımıza herhangi bir karşılık alamamıştık. Bu defa da İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu'nu konuyu görüşmek üzere davet etmiş bulunmaktayız. Şu ana kadar kendilerinden herhangi bir geri dönüş olmamıştır. İlk başta sektör temsilci kuruluşları ile istişarede bulunmuş olsalardı inanıyorum ki bize hak vereceklerdi ve birlikte bu gibi sorunlara çözüm bulacaktık. İstenirse de herhangi bir televizyonda iki taraf olarak tartışmaya açık olduğumuzu belirtmek isterim.”