Başkandan

Türkiye'nin lokomotif sektörleri arasında yer alan çelik sektörü zorlu geçen bir yılı daha geride bıraktı. Tüm zorluklara rağmen sektörümüz, 2015 yılında 31,5 milyon ton ham çelik üretimi gerçekleştirerek dünyanın en büyük 9'uncu, Avrupa'nın ise 2'inci büyük üreticisi olmuştur. 2015 yılı çelik ihracatı ise değer bazında 9,9 milyar dolar ve miktar bazında ise 16,1 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. Buna göre sektörümüz, dünya çelik ihracat sıralamasında 10'unculuğu, inşaat çeliği ihracatında da dünya ikinciliğini üstlenmiştir. Çelik sektörünün ihracatına diğer sektör birliklerinin faaliyet alanına giren çelik ürünleri de eklendiğinde ülkemizin 2015 yılındaki toplam çelik ihracatı; miktar bazında 17 milyon ton, değer bazında ise 12 milyar dolara ulaşmıştır.

2015 yılında Türk çelik sektörünün en çok ihracat gerçekleştirdiği ilk beş bölge sırası ile Orta Doğu, Avrupa Birliği, Kuzey Amerika, Kuzey Afrika, Orta ve Güney Amerika bölgeleri olmuştur. En çok ihraç edilen çelik ürünleri ise 7,2 milyon ton ile inşaat çeliği, 1,8 milyon tonla dikişli boru, 1,7 milyon tonla yassı sıcak ve 1,5 milyon tonla profil şeklinde sıralanmıştır.

Çelik sektörümüz 2015 yılında üretim ve ihracatta yüksek katma değer ve büyüme odaklı çalışmalarını sürdürmesinin yanısıra zaman zaman sektörün ticaretini zorlaştıran ve ihracatının gerilemesine neden olan sorunlarla da mücadele etmiştir. Bu sorunların başında tüm dünyada cevher fiyatlarında yaşanan düşüşler ve emtia fiyatlarındaki gerileme yer almıştır. Bunun dışında sektörümüz, özellikle ABD ağırlıklı olmak üzere bazı ihracat pazarı olan ülkelerin haksız yere açtığı anti-damping ve korunma önlemi davalarına maruz kalmıştır. 2010-2015 yılı arasında Türk çelik sektörüne yönelik açılan soruşturma sayısı 39'a ulaşmış ve toplamda 16 çelik üreticisi ülke tarafından ürünlerimize karşı dava açılmıştır. Açılan davaların yalnızca 9'u devam etmektedir. Davaların büyük bir çoğunluğunda haklılığımızı kanıtlamış olsak da dava süreci yaklaşık 1,5 yıl kadar uzayabilmekte ve sektörümüzün ihracatını olumsuz etkilemektedir.

Ayrıca 2015 yılında çelik sektörümüzün önemli pazarları arasında yer alan ve ihracatımızın yüzde 47'sini gerçekleştirdiğimiz Ortadoğu ve Afrika ülkelerindeki siyasi karışıklıklar neticesinde; söz konusu bölgelere ihracatta önemli düşüşler yaşanmıştır. İhracat kayıpları doğal olarak üretime de olumsuz yansımıştır. Bu sorunların dışında, uluslararası çelik ticaretinde dengeleri alt üst eden Çin faktörü, Türk çelik sektörümüzü de derinden etkilemiştir. Çin'in atıl kapasitesinin artması, firmalarının borç/varlık dengesinin borç lehine yükselmesi ve iç pazardaki büyüme oranının beklenen seviyede gerçekleşmemesinden dolayı Çin, agresif bir ticaret politikası izlemeye başlamıştır. Çin'in Dünya Ticaret Örgütü kurallarına uymadan pazarımız olan ülkelere teşvikli, dampingli ve GTİP'lerinde hile yaparak ürün ihraç etmesi pazar payımızı kaybetmemize sebebiyet vermiştir. Çin'in bu tutumuna karşı tedbir alınmazsa kayıplarımız devam edecektir.

Söz konusu bu olumsuz şartlara rağmen, 2016 yılında başlıca hedefimiz sektörün üretim ve ihracatını mevcut rakamların üzerine çıkarmanın yanı sıra sektörümüzün dünyadaki rekabet gücünü artırmak olacaktır. Ancak 2015 yılında yaşanan ekonomik ve siyasi sorunların devam ediyor olması, 2016'nın sektörümüz açısından zorlu geçeceğine işaret etmektedir. Tüm bu zorluklara karşın sektörümüzün dinamik yapısı sayesinde ihracatımızın yüzde 2 oranında artışla 16,4 milyon ton civarında olmasını hedeflemekteyiz.

Türk çelik sektörünün çatı kuruluşu Çelik İhracatçıları Birliği olarak temel hedefimiz; ülkemiz ihracatını artırmak yoluyla Türkiye ekonomisine katkı sağlayan en önemli aktörlerden biri olmaktır. Ülkemizi dünya pazarlarında tanıtmayı ve pazar payımızı artırmayı birincil hedef olarak belirleyen Birliğimiz, sektör temsilcilerimize destek olabilmek adına oldukça geniş bir yelpazede faaliyetler yürütmektedir. Örneğin; 2015 yılında başlanan URGE projesi kapsamında İran, Kuveyt ve Dubai'ye ticaret heyetleri düzenlenmiştir. 2016 yılında da yeni ülkelerle ihracat pazarlarındaki etkinliğimizi artırmak ve ilişkileri geliştirmek adına bu alandaki çalışmalarımız hızla devam edecektir. Çelik İhracatçıları Birliğimiz aynı zamanda dış Pazar araştırma geliştirme ve girdi tedariki çalışmaları yürütmekte, raporlar hazırlamakta, Ar-Ge konusunda sektöre destek olmaktadır. Türk çelik sektörünü tanıtıcı faaliyetler, Avrupa Birliği Projeleri ve sosyal sorumluluk projeleri hayata geçirmektedir.

Çelik İhracatçıları Birliğimiz aynı zamanda sektörün sorunlarına yönelik çözümler üretmek amacıyla da çalışmaktadır. Firmalar aleyhine açılan çeşitli ticaret önlemleri soruşturmaları kapsamında ülkemiz menfaatlerinin korunması için tüm dava süreçleriyle bizzat ilgilenmektedir. Birliğimiz, sektörün son yıllarda yaşadığı sorunları en az zararla atlatabilmesi amacıyla sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının düzenlediği sektör buluşmasında bir araya getirmiş ve ortak çalışmalar yürütecek yeni komiteler kurulmasına ön ayak olmuştur. Sektörümüzün geleceği açısından "Ortak Akıl” ile hareket etmenin gerekliliği, sektör buluşmamızın en önemli çıktılarından birini oluşturmaktadır.

Tüm bu faaliyetler arasında Birliğimizin 2015 yılında gerçekleştirdiği en önemli atılımı, MATİL şirketimiz tarafından yürütülen Çelik Test ve Araştırma Merkezi'nin kurulmasına yönelik test ve analiz makine ekipmanlarının alınması ile hizmet binası inşaatına başlanması olmuştur. 2016 yılının ikinci yarısında hizmete girecek merkez ile sektörün Ar&Ge ve inovasyon gelişimine katkı sağlanacak, ihracat için gerekli akredite test ve analiz hizmetleri verilmeye başlanacaktır.


Çelik İhracatçıları Birliği olarak bu ve benzeri projeler ile Türk çelik sektörünün ihracat potansiyelini arttırmak ve küresel düzeyde sürdürülebilir bir rekabet gücü elde etmek hedefi doğrultusunda var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

 

Namık Kemal EKİNCİ      

 Çelik İhracatçıları Birliği   

Yönetim Kurulu Başkanı