EN
ÇELİK
İHRACATÇILARI BİRLİĞİ

2017 Yılı Çelik İhracat Miktarında %3 Civarında Artış Bekleniyor

Yıl içerisinde sektörel sorunlarla da karşı karşıya kaldık Bu sorunlar ticari faaliyetlerimizi zorlaştırarak ihracatımız üzerindeki baskısını fazlasıyla hissettirdi İhracatımızın düşmesinin nedenleri arasında Çin in üretim fazlasını ihracata yönlendirmiş olmasının başı çektiğini söyleyebiliriz Başta yine Çin olmak üzere bazı ülkelerin dünya pazarlarına dampingli, devlet teşvikli hatta GTİP değiştirerek hileli ihracatıyla pazarlarımızdaki payımızı alıyor olmaları da düşüşte etkili oldu. En büyük pazarımız olan MENA (Ortadoğu Kuzey Afrika) bölgesinde yaşanan siyası karışıklıklar, ihracat pazarımız olan bazı gelişmekte olan ülkelerin ithal ikamesi yaratacak şekilde sanayilerini kuruyor olmaları ve hakkımızda haksız yere açılan ticaret davaları rakamlardakı düşüşün diğer sebeplen arasında yer alıyor Ayrıca dünyadaki ekonomik daralmalar ve emtia fiyatlarındaki düşüş de sektörümüzü olumsuz etkileyen unsurlar arasında yer almaktadır.

  
Çelik İhracatçıları Birliği olarak açıkladığımız Ocak-Kasım 2016 ihracat rakamlarımıza göre sektörümüzün ihracatı miktar bazında geçen yılın aynı dönemine göre % I 5 artışla 14 9 milyon tona ulaştı Aynı dönemde değer bazındaki ihracatımız ise % 10.5 düşüşle 8.2 milyar dolar olarak gerçekleşti Kasım ayı ihracatımız ise miktarda bazında % 11 artışla 1.3 milyon ton değer bazında ise 12,1 artışla 742 milyon dolara yükseldi.

Son birkaç yıldır yaşadığımız düşüşün miktar bazında durması, değer bazında ise yavaşlaması bizleri 2016 yıl sonu hedefimiz olan 16.4 milyon tonluk ihracatımıza ulaşmak için umutlandırdı.

 Dünya piyasalarında demir cevheri ve kömürün fiyatlarının artması söz konusu hammaddelerin en büyük tüketicisi olan Çin'in satış fiyatlarını yükseltmiştir Çın m satış fiyatlarının yükselerek rekabet edebileceğimiz seviyelere gelmiş olması Türk çelik sektörü ve tüm dünya çelik sektörünü etkileyen olumlu bir gelişme olmuştur.

Ayrıca Çın 2016 yılında piyasa ekonomisi statüsü verilme ihtimalinin olması sebebi ile nispeten de olsa zararına yaptığı dampingli satışları azaltmıştır. Çının borsaya kota şirketlerinin 2015 yılındaki 9 milyar dolar zararı bu yıl gerçekleşmemiştir Bu durumun da çelik sektörü üzerinde olumlu etkisi olmuştur.

2017 yılı hedeflerimizin 2016 yılına göre yukarı yönlü olduğunu söyleyebiliriz Bunun sebeplerini iç piyasa ve dış piyasadan kaynaklı olmak üzere ikiye ayırabiliriz.

İç piyasadan kaynaklı, kamu yatırımlarının artacağının açıklanması bazı önemli projelerin devreye girecek olması, kentsel dönüşümün hızlanmasının beklenmesi, çelik ürünlerim girdi olarak kullanan konut otomotiv ve beyaz eşya sektörlerindeki satışların iyiye gitmesi nedeniyle 20l7 yılında sektörümüzün daha iyi bir yıl geçireceğim öngörüyoruz. Ticari araçlar için açıklanan 3 yıllık ÖTV avantajı ve ithal otomobilleri daha fazla etkileyecek olan yeni vergi düzenlemesi de otomobıl ve çelık sektörlerımızın satışlarını olumlu etkileyecektir.  Ayrıca Güneydoğu bölgesindeki şehirlerimizde terörün azalması ve sınırımız dışındaki savaşın bir nebze kontrol altına alınması sonrası harap olan şehirlerdeki yapıların tekrar yapılandırılacak olması ile sektörümüzün ciddi bir ivme kazanacağı beklentisi içerisindeyiz Bu son gelişme 2017 yılında sektörümüzü etkileyeceği gibi sonraki yıllarda da etkisini göstermeye devam edecektir.

Dış piyasadan kaynaklanan sebeplerin başında ise hurda geliyor Sektörümüz % 70 oranında, ana hammadde girdisi hurda olan elektrikli ark ocaklarından üretim yapıyor Hurda fiyatlarının demir cevheri fiyatlarına oranla, son aylarda göreceli olarak ucuz kalması 2016 da sektörümüzün rekabet gücünü artırmıştır. Bu durumun devam etmesi 2017 yılında satışlarımıza yansıyacaktır. ABD Avrupa Japonya ve Çın dâhil olmak üzere bazı Uzak Doğu ekonomilerinin iç piyasalarında toparlanma yaşaması 2017 yılında başta yassı çelik ürünlerimizin olmak üzere sektörümüzün ihracatını olumlu yönde etkileyecektir.

 Bu doğrultuda en büyük pazarımız olan Ortadoğu'daki siyasi karışıklıklara rağmen 2017 yılı ihracatımızda miktarda % 3 civarında artış olacağını beklentisi içerisindeyiz.

2017 yılında çelik sektöründe belirleyici olacak belli başlı iki faktörün ön plana çıktığını ve bu faktörlerin etkinliğini koruduğunu da belirtmek isterim.

İlki dünya çelik üretiminin % 50 sini üreten Çın faktörüdür Çın in tüketimindeki daralmaya ayak uyduramayan üretimlerinin fazlası ihraç edilir haldedir Ancak Çın Demir ve Çelik Birliği nın yaptığı açıklamaya göre Çin çelik sektörü kapasite kapatmalar ile erişmeyi hedeflediği piyasa dengesine ancak 2020 yılında ulaşacaktır Böylece uluslararası çelik piyasası için de 2020 yılından sonra daha iyi bir ortam oluşacağı düşünülüyor.

Çinin Türk çelik sektörüne verdiği zararlardan bir diğeri ise Türk çelik sektörü ihracat pazarlarına ihracat yaparak dampingli malları ile pazar payımızı alıyor olmasıdır Bu durum bir tetıkleme yaratarak sektörümüzün ihracat ve üretimini olumsuz etkilemektedir ABD Kanada ve Avrupa Çine karşı önemli tedbirler almış durumdadır Bu konuda maalesef Türkiye olarak yeterli adımları atamadık İthalatımızın 20 milyon ton gibi ciddi artışlar yaşanmasının sebeplerinden biri de budur.

İkinci faktör ise sanayisi gelişmiş olan ülkelerin sanayisini korumak adına yalnız Çın e değil diğer ülkelere karşı da tedbirler almalarıdır Korumacı politikalar yürüten çelik üreticisi ülkeler maalesef dampıngsız ve devlet teşvıksiz yani DTÖ kuralları içerisinde gerçekleştirilen ihracatımızı dampingli ve devlet teşvikli ihracat kotası içinde görmek istemektedir Bunun sonucu olarak dış pazarlar gittikçe daralmış ve çelik ticareti bölgesel bir ticaret haline gelmiştir. (Prime 01.01.2017)

İlgili Fotoğraflar